Ana Sayfa / Yazarlarımız / Mine Sueri / İllaki Barakada mı Yaşamalı

İllaki Barakada mı Yaşamalı

Merhaba,

Sevgili okurlarım,

Bizlere, gazetemize,  yapmış olduğumuz güzel işlerde bizlere destek olan güzel insanlar,

Lütfen önyargılarımızı bir kenara bırakıp karşımızdakine öyle bakalım, yargılamadan, eleştirmeden yapalım bunu. Şimdi bu nereden çıktı diyeceksiniz… Gün içerisinde o kadar farklı, bir o kadar şaşırtıcı olaylarla karşılaşıyoruz ki, az da olsa değinmek istedim. Bugün bir arkadaşımız yanıma gelip bana, görüşme gerçekleştirdiği bir destekçimizin kendisine “siz dalgamı geçiyorsunuz? Sandalye gönderdiğiniz kişinin fotoğraflarında evinde plazma Tv olduğunu gördüm, plazması olan birinin ihtiyacı yoktur” gibi bir kaç söz sarf ettiğinden bahsetti. Sizlere şunu sormak istiyorum. Neden bir engeli olan kişinin ya da ailesinde engelli olan kişilerin çok müşkül ya da düşkün olmasını bekliyoruz ya da öyle görmek istiyoruz. Engelli bir çocuğa sahip olmanın ne demek olduğunu anlamanız açısından bir durup düşünmenizi ve empati yapmanızı istiyorum. Ömrünüz yettiği kadar engelli çocuğunuza bakacak ve sonrasında bana bir şey olursa evladım ne olacak endişesiyle yaşadığınızı düşünün. Ben bu durumu bizzat engelliler ve aileleri ile yaşadım ve fazlasıyla empati yaptım. Çevrenizde hiç engelli var mı? Varsa tek bir günü onlarla geçirin, bir güncük fazla değil. İnanın onları çok daha iyi anlayacak  ve her şeyinizi vermeye hazır olacaksınız. Bir başka bize ulaşan bir destekçimiz de Akülü Sandalye alıp vermek istediğini söyledi. Fakat bir şartı vardı. O şart, vereceği kişi ya okuyor olacak, okula giderken kullanacak, ya da çalışan biri olacak işe giderken kullanacak ve yaşı küçük olacak v.s. v.s. v.s. bu örnekleri inanın çoğaltabiliriz. Evet tuttuğumuz kayıtlarımız var hangi ilde, ilçede, kimin neye ihtiyacı var ona göre yaşına aciliyet durumuna göre gönderim yapıyoruz. Gönderdiklerimizin hiç biri okumuyor ve çalışamıyor. Çünkü onları o kadar görmezden gelmişiz , kendi hallerine bırakmışız ki, kaderlerine terk edilmiş bir şekilde kapatıyorlar kendilerini evlerine. Cam kemik hastası bir arkadaşımla sohbet ederken şöyle demişti “ eğitimini tamamlamış, diksiyonu düzgün, giyimine özen gösteren bir tanıdığın var mı ? engelli kadrosu için personel arıyoruz “ diye soruyorlar bana.  Bir çoğumuzun bildiği ya da bilmediği sebeplerden dolayı ne okuyorlar ne de çalışıyorlar. Tabii istisnalar var mutlaka kendisini engelli ya da hasta olarak tanımlamayan ve bir çoğumuzun engelimiz olmamasına rağmen yapamayacağı işleri başarıyorlar. Örnek teşkil etmesi ve ilham vermesi amacıyla her sayımızda yer vermeye çalışıyoruz kendilerine. Bizler ve destekçilerimiz, okurlarımız elimizden geleni yapıyoruz. Tek bir engelli vatandaşımız bile topluma geri dönse, illa ki çalışmasına gerek Yok, sandalyesi ile dolaşmaya çıksa, hayatını kolaylaştıracak küçük bir dokunuş bile yapabilsek bizlere yeter. Belki işimiz zor ancak bizi uğraşmamız gereken olaylardan çok, önyargılı insanlar yoruyor. Bir yardım yapılıyorsa şayet, bir destek veriliyorsa, elimi taşın altına ben de koyacağım diyorsa bir insan, karşısındakinin yaşına, cinsiyetine, okuryazarlığına, ırkına bakmaz; hayatını nasıl daha da güzelleştirebilirim diye yollar aramaya bakar.

Daha güzel “insanlarla” karşılaşmanız dileğiyle…

Sevgiyle Kalın…..

Bu habere de bakabilirisiniz

Sen de bir ah çekip
nerede o eski bayramlar
diyor musun?

Sevgili okurlarım; Her bayram olduğu gibi bu bayramda da anılar, hatıralar, gelenek ve göreneklerimiz aklımıza …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir