Ana Sayfa / Yazarlarımız / Nermin Karlı / Herkese Merhabalar…

Herkese Merhabalar…

Her ay bir engellimizin hayat hikayesinden yola çıkarak hazırladığım yazımda bu ay da Beethoven ‘la ve bir engellinin  yazdığı yazıyla sizleri buluşturacağım.

Ludwing  Van Beethoven, Almanya ‘nın  Bonn şehrinde fakir bir ailenin oğluydu.  Alkolik bir müzisyen olan babasının sert eğitimleri sonunda  Beethoven , küçük yaşlarda ailesinin geçimine katkıda bulunmak için kilisede piyano çalarak çalışmaya başlamıştır. 1792 yılında Viyana ‘ ya giden Beethoven klasik müziğin ünlü bestecesi  Joseph Haydn ‘ ın yanında çalışmaya başladı.  Joseph Haydn,  Beethoven ‘ ın  üstün yeteneğini fark etti  ve her konuda ona destek oldu.  Yaşamı boyunca sağlık problemleri  çeken  Beethoven 1801 ‘ de işitme problemleri yaşamaya başlamış ve 1871 ‘de tamamen  sağır olmuştur. Yaptığı bestelerle klasik müziğin 19. Yüzyılın sonuna kadar yaşayan müzisyenlerini etkilemiştir.  Hepimizin çok iyi bildiği 9. Senfoniyi  sağırlık döneminde bestelemiş,  1827 yılında 56 yaşındayken dünyaca tanınan bir besteci  olarak ölmüştür.

Engelsizlerin bile cesaret edemeyeceği şeyleri,  hayatı sevmekle ve bir işe yaramanın verdiği mutlulukla yapılan bir başarı öyküsüdür  BEETHOVEN…..

Ve şimdi de bir engellinin kendi ağzıyla annesine yazdığı mektubu paylaşacağım.

Canım  anneciğim seni çok seviyorum. Neden dalıp dalıp gidiyorsun ? Bana neden hep üzgün üzgün bakıyorsun?  Neden hep aynı soruları tekrarlıyor kendini suçluyorsun?  Neden hep kızgınlık duyuyorsun?  Halbuki  ben meleklere :  ‘’beni bu halde dünyaya  gönderirseniz  ben orada ne yaparım? ‘’ diye sorduğumda:  ‘’ korkma, orada annen olacak, biz senin için en iyisini seçtik, sana o bizden daha iyi bakacaktır, sana birçok şeyi o öğretecektir ama unutma ki seninde ona öğreteceğin bir çok şey var, o sana öğretecek sen ona öğreteceksin ve bir gün kendi kendine yaşayabileceksin’’ dediler.  Hadi anneciğim başlayalım çalışmaya, öncelikle ben sana ceza olarak değil ödül olarak gönderildim, ben senin ödülünüm bunun farkına varmalısın. Bu ödülde suçlu aramaya gerek yok bir an önce  nedenler üzerinde durmaktan  vazgeçip sonuçlar üzerinde yoğunlaşmaya başlamalısın…

Benden utanma, insanların bakışlarına aldırma, beni gittiğin her yere götür,  eğer kendi kendime yeterli  gelmemi  istiyorsan sakın anlamadığımı düşünme.  Beni konsere,  sinemaya,  tiyatroya götür. Belli mi olur bakarsın sen ve ben belkide toplumun meleklere bakış açısını değiştiririz ne dersin…..

Hadi kalk anneciğim denize gidelim bana yüzmeyi öğret, hep evde oturmaktan sıkıldım  artık sadece okula giderken dışarı çıkıyorum. Tamam sana söz veriyorum akşam döndüğümüzde bütün ödevlerimi yapacağım….

Sana verilen görevin çok zor olduğunu biliyorum ama unutma yalnız değiliz çok yavaşta olsa ben öğreniyorum, gelişiyorum, büyüyorum. Yakında  duygularımı  sana sesli olarak söyleyeceğim.  ŞİMDİ GÜÇLÜ OLMA ZAMANI ANNE…….

Etrafımızdaki diğer melekleri düşün. Ne demişti melekler : ‘’senin annen var korkma o seni korur ve sana her şeyi öğretir. Sen varken hiç korkmuyorum. Çünkü sen seçilmiş bir annesin…

Babama ve diğer akrabalarımıza bizi yalnız bıraktıklarını düşündüğün için kızma sakın çünkü onlar senin kadar güçlü değiller.  Bak göreceksin biz ilerleme kaydettikçe onlarda şaşıracaktır ve bize katılacaklardır….

Sen ve ben çok özeliz.  Şimdiye kadar birbirimize öğrettiklerimizi bir düşünsene ne kadar da çok şey öğrendik. Yaşadığımız toplumda bile daha önce farkında olmadığımız şeylerin farkına vardık ve biz kazanacağız.  Bir gün kendi başıma okula gidebileceğim, yaramazlıklar yapıp şımaracağım, hatta sen  balkondan ‘’  hadi meleğim geç oldu eve gel artık ‘’ diye arkamdan sesleneceksin , ben de  sana ‘’ ama anne biraz daha oynamak istiyorum’’ diyebileceğim.

Bütün bunları seçilmiş olan senin sayende yapacağım.  Çünkü sen çok özel biri olmasaydın, seni seçmezdi anneciğim….

Başta da söylediğim  gibi insanların bakışlarına aldırış etme ve beni gittiğin her yere götür çünkü  seninle her şey çok daha güzel anneciğim……

SEÇİLMİŞ OLAN ÖZEL ANNELERE HİTABEN…..

SAYGILARIMLA

Bu habere de bakabilirisiniz

ÇOCUK VE BİZ

Neden çocukları her zaman yaftalıyoruz. Benim çocuğum Türkçe dersini yapamaz ya da İngilizceden anlamıyor veya …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir