Ana Sayfa / Gündem / ARKADAŞ ÖZEL EĞİTİM ve REHABİLİTASYON MERKEZİ

ARKADAŞ ÖZEL EĞİTİM ve REHABİLİTASYON MERKEZİ

ARKADAŞ ÖZEL EĞİTİM ve REHABİLİTASYON MERKEZİ ile yapmış olduğumuz röportajımızı ilginize sunuyoruz.

Diana: Kurumunuz hakkında genel bilgilerden söz edebilir misiniz.

Arzu Horzum: Kurumumuz 2009 yılında kuruldu. Öncesinde Karşıyaka Demirkapı tarafındaydı ve daha küçük bir kurumdu. 4 programımız vardı orda da. Ama sonra öğrenci sayısı öğretmen sayısı olarak yetmediği için küçük geldiği için buraya taşındık. Buradaki binamız müstakil bir bina. Eğitim Öğretime daha uygun. Materyallerimiz, sınıflarımız daha farklı, daha rahat, daha geniş.

Diana: Kurum açmanın ne gibi şartları var. Kurum açarken ne gibi denetimlerden geçiyorsunuz?

Arzu Horzum: Kurumun açılma dönemini açıkcası çok bilmiyorum çünkü ben o dönemde kurucu değildim. Sonrasında dahil oldum.

Diana: Özel eğitim kurumlarındaki mekansal düzenlemeler nasıldır?

Arzu Horzum: Şimdi bu aldığımız programla çok doğru orantılı bir madde. Bizim 4 tane programımız var mesela bir tanesi fizyoterapi, bedensel eğitimli çocuklarımızı alıyoruz. Mesela bunun için çok farklı yapılandırmalar yapmamız gerekiyor. İşte almanız gereken minimal düzeyde şeylerimiz var. Her modülü çalışmak için çocukların belli gereksinimi olduğu materyaller, malzemeler var. Buna göre eğitimcilerimiz, Fizyoterapistlerimiz var. Zihinsel engellilerde aynı şekilde, özel öğrenme güçlüğünde aynı şekilde, yani her bir branş  için çok farklı oda, malzeme, eğitim materyali ve buna göre personel bulundururuz.

Diana: Kurumlarda özel eğitimden ziyade genellikle neden sınıf öğretmenlerine yer veriliyor.

Arzu Horzum: Bu birazda özel eğitimcilerin sayısının azlığıyla alakalı. Ama son zamanlarda özel eğitimcilerin sayısı arttı. Bizim kurumumuzda da yarı yarıya bu anlamda personelimiz var. Daha çok sayı artmasıyla ilgili, daha çok üniversite açıldı daha çok mezun veriyor. Öncesinde bu anlamda yeterli personel yoktu.

Diana: Kurumunuzdaki öğrencileri ana okullarındaki kaynaştırma eğitimlerin takibini gerçekleştiriyor musunuz. Kaynaştırma eğitiminin öğrencilerinizde  ne gibi faydalarını görüyorsunuz.

Arzu Horzum: Tabiki. Ana okulundan başlıyoruz kreş, anaokulu, tüm gittiği okullar. Muhakkak senenin başında ve ikinci döneminde muhakkak görüşmeye çalışıyoruz. Her bireyle alakalı tek tek.

Merve: Öğretmenleriyle görüşüyor musunuz ?

Arzu Horzum: Evet okuldaki öğretmenleri ile görüşüyoruz Bireysel Eğitim Programı (BEP) toplantılarımız yapılıyor. Velilerimiz katılıyor, bizdeki öğretmenleri, oradaki öğretmenleri. Çünkü biz burada neler yapıyoruz, onlar neler çalışıyorlar, paralel  nasıl gidebiliriz, bunların hepsini toplanıp konuşuyoruz.

Diana: Kaynaştırma eğitiminin öğrencilerinizde  ne gibi faydalarını görüyorsunuz.

Arzu Horzum: Kaynaştırma eğitiminin öğrencilerimize faydası çok fazla. Şöyle, çocuklarımız bizde bireysel eğitime geliyorlar kaynaştırma eğitiminde tüm sınıf içerisindeler. Biz öğretmenlerle de paralel çalışıyoruz iş birliği içerisinde çalışıyoruz. Mesela biz bireyselde veremediğimiz sosyal alandaki olan davranış şeklini onlar sınıfta verebiliyorlar. Biz diyoruz mesela hocam biz bunları çalışamıyoruz ve ya çocuğun bunlara çok gereksinimi var. Onlar sınıf içerisinde daha farklı şekilde çalışabiliyorlar. Aynı şekilde onlar sınıfta yaşadığı ve bireysel çözemediği durumları da bize paslıyorlar.

Diana: Özel eğitim kurumlarında eğitim nasıl planlanıyor?

Arzu Horzum: Öncelikle çocuklarımız bir heyet raporu alıyorlar o heyet raporu ile beraber Rehberlik Araştırma Merkezlerinden bağlı bulundukları Rehberlik Araştırma Merkezlerinden birer rapor daha veriliyor. Bunlarda eğitim planları oluyor. Çocukların hangi modülleri aldıkları neler çalışması gerektiği. Öncelikle bize bu raporlarıyla başvuruyorlar. Biz bunlara bakarak veli ile beraber karar verip ona göre bir plan hazırlıyoruz. Çocuğun gereksinimleri, yapabildikleri ve yapamadıklarını bir kere ortaya çıkarıyoruz. Öyle eksiklerinden kendimize hedef seçiyoruz

Diana: Kurumunuzda kaç öğrenci ve öğretmen bulunmaktadır? Kurumunuzdaki öğretmen sayısı her öyrenciye yetecek kadar mı ?

Arzu Horzum: Toplam 360 öğrencimiz var, öğretmen sayımız 27. Tabii ki yetiyor.

Merve: Bireysel olduğu için öğretmen sayısı yeterli geliyor sanırım.

Arzu Horzum: Aynen öyle. Şimdi sistemde şöyle, her ay her öğrencimize 8 bireysel dersi bulunmakta. Seanslı şekilde buraya biz alıyoruz. Yani pazartesi günü örneğin Sabah 9’da gelen bir öğrenciyle seansa geldikleri için gün içerisinde yada aynı saat içerisinde burada bulunmak zorunda olan maksimum öğrenci sayısı 49. Ama 27 öğretmen var. Şöyle düşünün mesela gruplarda bunun içerisinde bireysellerde bunun içerisinde o şekilde paylaştırılıyor.

Merve: Grup öğretmenleri ayrı mı peki ? Yoksa hem bireysele hem gruba mı giriyorlar?

Arzu Horzum: Bireysel öğretmenlerimiz grup alıyor.

Diana: Öğrenciler hangi tanıma basamağından geçerek özel eğitim kurumlarına geliyorlar?

Arzu Horzum: Şöyle öncelikle okula gidiyorsa ayrı, okula gitmiyorsa ayrı tamamen bunun üzerinden gidelim. Çocuk okula gidiyorsa genelde okuldaki öğretmen yönlendiriyor. İşte ders başarısı yada dikkat bozukluğu. Davranışsal problemler yaşıyorsa okul rehberlik birimine aktarıyor. Rehberlik birimi aileyle konuşuyor öğrencimizin özel eğitim alması gereksinimi mi var. Bunun için hastaneye başvuruyor aile. Hastanede bir heyet raporu düzenleniyor bunun ardından Rehberlik Araştırma Merkezi eğitim planı veriyor ondan sonra bize geliyorlar.

Diana: Kurumunuzda tam zamanlı eğitim gören öğrencileriniz var mıdır. 2 saatlik bireysel eğitim bir özel eğitim öğrencisi için yeterli midir?

Arzu Horzum: Hayır yok Rehabilitasyon merkezi seanslı. 2 saatlik eğitim yetmiyor. Kesinlikle hayır.

Merve: Peki ne kadara çıkartılmalı ?

Arzu Horzum: Yani bu her gün birer saate çıkarılmalı

Merve: Benim bildiğim kadarıyla ders çalışırken Perşembe Cuma geliyor 2 saat 2 saat  alıyor  mesela.

Arzu Horzum: Yine böyle. değişen bir şey yok ama Şimdi biz Özel Eğitim Derneğindeyiz ve görüşülen ve talep edilen şeyler var. Umarız arttırılır sayı. Arttırılırsa çok güzel olacak. Ama tabi  kaça çıkacak bilmiyoruz. Ama bence olması gereken her çocuğun her gün birer ders gelmesi.

Merve: Özel eğitimde tekrar çok önemli.

Arzu Horzum: Kesinlikle. Şimdi birebir eğitim özellikle otistik çocuklarımızda,  bu bir ilaç tedavilik durum değil. Çocukların sadece eğitime ihtiyacı var doğru eğitime ihtiyacı var. Oda haftada 2 gün aileyi eğer yönlendiremiyorsak çok yavaş ilerleniyor.Yani çokta değişe biliyor, tam terside ola biliyor inanın. Özellikle annelerin ya da çocuk kiminle daha çok vakit geçiriyorsa. Gölge ablaları var bazı öğrencilerimizin. Buraya geliyorlar, derslere katılıyorlar o kadar hızlı ilerliyor ki bu çocuklarımız. Çünkü her gün ilgilenebiliyor her gün çalıştırabiliyor. Ama sadece bizimle haftada 2 dersle yavaş. Oluyor ama yavaş. İstenen beklenen hızda değil.

Merve: Devamlılığı önemli yani

Arzu Horzum: Kesinlikle o yüzden mutlaka ki haftada yani  her gün birer ders buraya gelmesi bizim için çok iyi olur

Merve: İnşallah talebiniz gerçekleşir.

Arzu Horzum: İnşallah

Diana: Özel eğitime erken yaşta başlamanın  ne gibi ne faydaları var.

Arzu Horzum: Çok faydası var. Ağaç yaşken eğilir lafı tam bunun için aslında birebir. Ne kadar erken gelirse hatta ilk öğrenildiğinde  ne kadar erken tanı alırsa bizim için o kadar çok yol  katetmiş oluyoruz. Daha erken başlıyoruz. Çocuk eğitime daha çabuk alışıyor daha çok uyum  sağlıyor. Ve tabi ki adım atmak çok daha hızlı oluyor

Diana: Kurumunuzdaki öğrencilerinizin yaş aralığı nedir. Bütün yaş grupları aynı anda grup eğitiminde bulunduruluyor mu?

Arzu Horzum: 1 ile 24 arası şu anda. Daha büyük bireylerde geliyor ama şu anda bizim öyle bir öğrencimiz yok. Grup eğitimlerinin de yaş aralığının zaten belli bir kuralları  var. Biz buna göre gruplarımızı yapabiliyoruz. Çünkü zaten uygun olmuyor.

Merve: İleri yada gerileme olduğu için mi ?

Arzu Horzon: Aslında şöyle bizde aynı beceriyi çalışıyorsanız  4yaş 5 yaş çok önemli değil. Bahsettiğim tabi ki biraz yakın yaşlar. Ama tabi ki onun sonrası aynı yerde olmaz..

Merve: Bazen çok değişik şeyler olabiliyor 5 yaşındaki çocukla 24 yaşındaki aynı araya geldiği zaman ondan bir şey öğrene biliyor. Onu taklit ede biliyor.

Arzu Horzum: Ben genelleme yapılmasına karşıyım açıkçası. Çünkü özel eğitim her öğrencinin tanısı kendi içerisinde farklı. Yani evet otizm diyorsunuz ama her otistik çocukta bir birinden o kadar farklı ola biliyor ki o yüzden genel bir şeyde konuşmak çok yanlış, bazen dediğiniz gibi arada çok yaş farkı vardır ama birbirinden çok farklı şeyler öğrenebilir öğrenciler. bizim yapığımız gruplar yaşlar aynı. Daha çok homojenize edilmiş

Diana: Grup eğitimleri BEP eğitimleri içinde zorunlu mudur?

Arzu Horzum: BEP eğitimleri içerisinde olanda var olmayan da var. Zorunlu olan da var çünkü raporlarında grup eğitimi yazılan öğrencilerimizde var olmayan öğrencilerimizde. Zorunlu değil ama grup eğitiminin inanılmaz faydasını görüyoruz. Çünkü çocuklar beraber oynamayı, paylaşmayı, sıra beklemeyi, arkadaşıyla oyun kurmayı yada ona göre dersini beraber çalışmayı çokta farklı becerileri sosyal anlamda çok önemli şeyleri öğreniyorlar.

Merve: Grup eğitimi için ayrı bir sınıfınız var mı yoksa bireysel sınıflarda mı ders görüyorsunuz?

Arzu Horzum: Tamamen gruba göre değişiyor. Aslında önceden belirlenmiş sınıflarımız vardı şu anda o esnedi. Bizim içinde daha rahat oldu. Tamamen grup eğitimine göre.

Merve: Bir grup eğitim sınıfı olsa içerde ona uygun materyeller olsa oyuncaklar olsa etkinlik alanları olsa daha iyi olmaz mıydı?

Arzu Horzum: Şimdi bazı öğrencilerimiz, çok dikkat dağıtılmayan, dağıtılmaması gereken, daha  az uyaran olması gereken gruplarımızda oluyor. Gruba göre değişiklik gösteriyor

Diana: Öğrencinin aldığı dersler engel grubuna göre değişkenlik gösteriyor mu ?

Arzu Horzum: Tabi. Genelde şöyle çocuklar engel gruplarına göre belirli kazanımları var belirli modülleri var. Biz buna göre çalışıyoruz çocuklarla her engel grubuna göre modül ve kazanımlar farklı.

Diana: Bir özel eğitim sınıfında kullanılan araç ve gereçler nasıl olmalıdır? Araç gereçler her çocuğa uygun olarak mı düzenlenir.

Arzu Horzum: Şimdi bu çok çeşitlilik gösteriyor. Çünkü her çocuğa göre program ya da modül yada materyel  değişiklik gösteriyor. Her sınıfta bunların hepsi şöyle yok. Bütün bunların hepsini tek bir odada bulunduramıyoruz. Çünkü çok fazla çeşitlilik gerekiyor. Bizim özellikle mesela materyellerimizin çeşitliliği belli sınıflarda farklı farklı depoluyoruz. Öğretmenimiz şöyle hazırlık yapıyor, kendi sınıfında olan materyelleri eğer yeterli değilse yada başka bir yerden alması gerekiyorsa dersin öncesinde buna göre bir hazırlık yapıyor. Öncesinde planlıyor ona göre onları edinip ona göre çalışıyor.

Diana: Özel eğitim gerektiren ekonomik durumları yetersiz olan bireylerin okul öncesi eğitiminin ücreti nasıl karşılanıyor.

Arzu Horzum: Okul Aile Birliklerine başvurduklarında bunları karşılıyorlar. Okullar bunu kendileri kendi içlerinde yapıyorlar.

Diana: Özel eğitime muhtaç çocukların eğitimi ile ilgili Milli eğitim müdürlüklerinin görev ve sorumlulukları nelerdir?

Arzu Horzum: Öncelikle doğru yönlendirmek çocukları ve aileleri. Çünkü hala bizim ne olduğumuzu ne için çalıştığımızı ne yaptığımızı bilmeyen çok aile var. Çocuklarının özel eğitime gereksinim olup olmadığını bilmeyen çok aile var. Kesinlikle Milli Eğitim ara ara okullarda bunu yapabilir en azından okullarda bunun bilinçlendirme seminer gibi, velileri toplayıp onlara bu anlamda bilgi verilebilir. Bu anlamda bizde katılım göstermek isteriz eğer öyle bir şey olursa. Çünkü bilmiyorlar. Bazen öğretmenlerin tabi ki kalabalık sınıflarda gözünden kaçmış olabiliyor.

Merve: Peki şöyle bir durumla karşılaşıyor musunuz? Bazı aileler çocuklarını özel eğitime getiriyorlar raporlarıyla, ama kabullenmiyor. Ne söylerseniz söyleyin kabullenmiyor.

Arzu Horzum: En büyük yaşadığımız zorluk bu. Bu durumda kabullenene kadar anlatmaya devam ediyoruz.

Merve: Şimdi kabullenmediği için eğitim süreklilği gelmiyor. Onlara göre yanlış bir şey hani şöyle düşünüyorlar. Yani biz özel eğitimli çocuk diyoruz, engeli olan çocuk diyoruz ama onlara göre farklı bir tabirle kullanıyorlar.

Arzu Horzum: Tabi ki anne babaları da anlamak gerekiyor. Yaşadıkları psikoloji çok farklı. Yani çocuklarının bir engeli olma durumu ile karşı karşıya geliyor aile ve ne yapacağını bilmiyor. Korkunç bir şeyle karşılaşıyor. O anda öğrendikleri anda bütün çocuklarıyla ilgili kurdukları tüm hayalleri yıkılmış oluyor. Yani çok kötü bir psikoloji ile baş başa kalıyor aile. Bu anlamda anne babayı özellikle hani psikolog desteği, aile eğitimi danışmanlığı vermek  çok önemli. Anneyi babayı öncelikle o sürece hazırlamak gerekiyor. En zorunda bu. Bizim karşılaştığımız en büyük zorluk bu. Çünkü aile kabul etmezse siz ne yaparsanız yapın yardımınız olmuyor. Ancak anne baba bu işi kabul edip.

Merve: Onlar kabullendikten sonra süreç daha iyi ilerliyor.

Arzu Horzum: Evet kesinlikle.

 

 

Diana: Özel eğitim gören öğrencilerin okul sonrası hayatlarında durumları izlenmekte midir?

Arzu Horzum: İzliyoruz velilerimizle birebir zaten bize gelen yüzde 80 yüzde 85 öğrencilerimizin velileri de buraya geliyor. Bizim en büyük avantajımız bu. Dersliklerimizde kameralarımız var. Derste mümkünse çocuğun dikkati dağılmıyorsa derse sokuyoruz. Eğere dikkati dağılıyorsa küçükse öğrenci, çünkü bazen anneye yönelmeler oluyor o durumlarda kameradan seyrettiriyoruz ki anne baba bizim burada neyi nasıl çalıştığımızı görsün. Dersin sonrasında bir 10-15 dakikalık bir aramız oluyor aileyle konuşup evde neler yapabilirler. Bu derste gördüklerini nasıl pekiştirebilirler bunları anlatıyoruz. Ondan sonrasında birkaç velimizin evine gidip bu anlamda ev düzenlemeleri yapmak durumunda kaldığımız çocuklarımızda var. Tabi ki her kese yetişemiyoruz bu anlamda çünkü öğretmenlerin  belli bir vakitleri var derse giriyorlar ama bunu olabildiğince ev durumlarını konuşarak burada örneklendirerek çözmeye çalışıyoruz.

 

 

Diana: Aile, verilen eğitimlerin  devamlılığını getiriyor mu?

Arzu Horzum: Çoğunlukla getiriliyor ama tabi bu aileden aileye değiştiği için bazı ailelerimizde o bilinç düzeyine göre de devamının  gelmediği oluyor ama ola bildiğince yapmaya gayret ediyorlar. Bazen başa çıkamıyorlar, sosyokültürel durumda biraz şey farklı olabiliyor insanlar biraz geçim telaşında olabiliyor, annenin çok çocuğu varsa evde her kese belli bir zaman ayırma, evin belli işleri gibi şeyler. Bu anlamda yaşadığımız sıkıntılar böyle şeyler olabiliyor devamı gelmediğinde bunlardan dolayı gelmiyor ama bunun dışında ellerinden geldiği kadarıyla yapmaya çalışıyorlar.

Diana: Aileye yönelik eğitim hizmetleri nasıl verilmekte ?

Arzu Horzum: Öncelikle aileyi bilinçlendirme çalışmalarımız oluyor. Şöyle ki az önce konuştuğumuz kabul aşaması psikoloğumuz tarafından bizde 3 farklı psikolog çalışıyor. Ve bu anlamda bilinçlendirme çalışması yapıyoruz. Her buraya başlayan öğrencimizin ailesiyle bu anlamda görüşmelerimiz oluyor bu görüşmeler ara ara tekrarlanıyor. Evdeki durumlar nedir, burdaki yapılan çalışmalardaki gelişmeler nelerdir, okuldaki öğrenciyi takip ediyoruz. Bu anlamda aileyle sık sık görüşmeye çalışıyoruz en azından takibini yapabilelim. Bunun dışında varsa mesela onların yaşadığı evdeki bir zorluk yada okuldaki bir zorluk yada ortaya yeni çıkan davranış problemleri olabiliyor. Bunlarla ilgili eğitimlerimizi veriyoruz. Çoğunlukla bireysel de bunu yapıyoruz.

 

 

Diana: Aile kurumdaki eğitimden fayda alamadığı takdirde kurum değişikliği yapabilir mi ?

Arzu Horzum: Tabiki yapabiliyor.

Diana: Bizleri ve okuyucularımızı bilgilendirdiğiniz için teşekkür ediyoruz.

Arzu Horzum: Biz teşekkür ederiz  geldiğiniz için.  Böylelikle bizim sesimiz duyulmuş oluyor. İnsanlar bilinçleniyor. 

Bu habere de bakabilirisiniz

Sinop’ta engellilere yönelik proje destek başvuruları başladı

Sinop Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından (İŞKUR) 2021/2. dönem engellilere yönelik proje destek …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir