Ana Sayfa / Yazarlarımız / Mine Sueri / 14 Şubat Kimine Cennet Kimine Cehennem

14 Şubat Kimine Cennet Kimine Cehennem

Merhabalar,

14 Şubat yaklaşırken bu ay köşemde sizlere sevginin ne yüce bir his olduğundan ve sevgisiz insanların, kötü kalplerin, sevmek kadar duru ve etrafını bu denli güzelleştiren bir eylemi bile gerçekleştiremeyen beceriksiz kimi insanların kendi içinde cehennemi yaşadığından bahsetmek istiyorum. Bu yazıyı okuyan herkes içindeki tüm sevgiyi bir insana, bir hayvana, bir taşa, toprağa, çiçeğe kısacası kalbinin değdiği her şeye aktarabilsin ve dünya az da olsa güzelleşsin istiyorum.

YİNE KIŞ GELDİ. BENİ TANIYANLAR BİLİR SOĞUĞU SEVMEDİĞİMİ AMA ASIL İNSANIN KIŞI HAVA SOĞUYUNCA DEĞİL YÜREĞİ SOĞUYUNCA BAŞLARMIŞ.

Şu hayatta kendimizden uzak tutmak istediğimiz insan modelidir diyebilirim yüreği soğuk insanlar. Ancak hiçbir şeye önyargılı olmamak gerek bu hayatta, yüreği soğuk dediğimiz insanların ne tür sevgisizliklerle mücadele ede ede kendine böyle bir kalkan edindiğini bilemeyiz ki… Bir gün uyanıp da çevremizdeki çoğu insanın “SEVİYORUM” deyip aslında bu narin eylemi kendine maske edinip sadece kendini düşünüp, kendini sevdiğini fark ettiğimiz an belki bizlerin de kalbi soğumaya başlıyor.  Bu bencil insanlar bize her yaklaştığında  ve maskeleri yüzümüze her parladığında daha da soğuyoruz. Şimdi sadece hak edene, gerçekten sevebilene ve mutlu olmayı bilenlere göstermek daha makul geliyor belki bizlere kalbimizin baharlarını, yazlarını, dünyamın tüm güneşini ve aylarını.

Elle tutulur şey değil ömür dediğiniz. Kin gütmek için, kızmak için, agresif davranmak için çok kısa. Hiç duymadınız mı aile büyüklerinizden, zaman hızlı geçiyor lafını? Zaman çok ama çok hızlı geçiyor sevgili okurlarım, mühim olan bu zamanın akşına dik durup yanınızdan gelip geçen mutlulukları yakalayabilmek ve hatta paylaşabilmek. Çünkü mutluluk sadece paylaşıldığında güzeldir.  Sosyal medyadan bahsetmiyorum elbette paylaşmak derken. Söz gelimi bir kızınız terfi aldığında gelip size sarılıyorsa, diğer kızınız sınavından yüksek aldığında ağzı kulaklarında önce sizi arıyorsa, sokakta bir kedi yavrusunu görünce çocuklarınızla birbirinize bakıp gülümsüyorsanız evdeki kendi yavrunuzu düşündüğünüzü bilerek, iş yerinize bir buket çiçek geldiğinde akşam eve gidip annenize anlatmak için sabırsızlanıyorsanız ya da ne vakit mutlu olduğunuzu hissetseniz, sizin için değerli olan insanlar da tebessüm etsin istiyorsanız işte bu’dur mutluluğu paylaşmak. Bunlardır hayatı güzel kılan ayrıntılar, hayatınızın ayrıntılarını gündelik koşturmacalarda atlamayın, ölmeye ramak kala ben mutsuz bir hayat yaşadım demeyin sırf sevmeyi, paylaşmayı bilmediğiniz için.

Sevin, sevgili okurlarım. Bu dünyada parası, karşılığı, ödemesi olmayan tek sermayenizi boşa harcamayın. Güzel sevin, güzel sevmeyi çocuklarınıza öğretin. Barış Manço’nun da dediği gibi, güzel sevmeyene insan denir mi?

Sevgiyle kalın…

Bu habere de bakabilirisiniz

Sen de bir ah çekip
nerede o eski bayramlar
diyor musun?

Sevgili okurlarım; Her bayram olduğu gibi bu bayramda da anılar, hatıralar, gelenek ve göreneklerimiz aklımıza …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir