Ana Sayfa / Gündem / Engel bizim çaresizliğimiz değil mücadelemiz olmalıdır

Engel bizim çaresizliğimiz değil mücadelemiz olmalıdır

Engel bizim çaresizliğimiz değil mücadelemiz olmalıdır

Diana: Kurumunuz hakkında kısa bilgi alabilir miyiz?

Kamile Çubuk: Kurumumuz 1999 da  resmi anlamda kuruldu. Birde şubemiz var Osmangazi Tolga Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi. Görme engellinin dışında bütün engel grupları var. Özellikle Bayraklı’daki merkezimizde kendiliğinden oluştu. Otizm ve Bedensel engelli  grubuna ait çocuklarımız daha fazla.

Diana: Kurumunuzda kaç öğretmen ve öğrenci bulunmaktadır?

Kamile Çubuk: Öğrenciler belli olmuyor ama 350 kontenjan var.  300’e yakın burada öğrencilerimiz var. Öğretmenlerimizde öğrenci sayısına ve girecekleri ders saatlerine göre  25-30 arasında değişim gösteriyor. Diğer kurumumuzla beraber 40 civarında öğretmenimiz 400’e yakın da öğrencimiz var.

Diana: Çalışan veya işe alınan öğretmenlerde ne gibi donanımlar göz önünde bulunduruluyor?

Kamile Çubuk: Milli Eğitim onayı verdiği için meslek elemanı olması gerekiyor. Üniversite mezunu olması gerekiyor. Ayrıca da psikolog, fizyoterapist olmalı, çocuk gelişimi uzmanı olmalı, Zihinsel engelliler öğretmeni olmalı. Bu alanlarda çalışabilir. Diğer türlü Milli Eğitimde onay vermez. Bizim öğretmenlerimizde bu statülere sahipler.

Diana: Kurumlarda özel eğitim öğretmenlerinden ziyade sınıf öğretmenlerine yer verilmesinin nedeni nedir?

Kamile Çubuk: Sınıf öğretmenlerine yer verilmez. Verilse de onlarda bir eğitimden geçmiş olmalı. Daha önceleri 160 saat şimdi ise 247 saatlik  zihinsel engelliler gruplarıyla ilgili bilgi beceriyi alıp bunu belgelemeleri lazım. Milli Eğitim atama yaptığı için diğer türlü normal bir sınıf öğretmenini Milli Eğitim atama yapmaz. Bizde onu burada eğitimci olarak gösteremeyiz.

Diana: Kurumunuzda tam zamanlı eğitim gören öğrencileriniz var mı? Tam zamanlı eğitim görmek için ne yapılmalıdır?

Kamile Çubuk: Sizin sorduğunuz tam zamanlı yarı zamanlı kaynaştırma eğitimine tabi öğrencilerdir. Bunlarda normal öğrencileri  ilgilendiren konulardır. Tam zamanlı olmuş, yarı zamanlı olmuş bizle ilgili bir konu değil bu. Bizde seans ve eğitim olduğu için bir ayda 8 seans alınır. Bu 8 seansı günün belli saatlerinde, çocuğun okuluna etki etmeyecek şekilde ya da epileptik nöbetler geçiren bir çocuk varsa ilaç kullanıyorsa, uyku durumları varsa bunların dışında olan saatlerde seanslı eğitimlerini veriyoruz. Bu yüzdende tam zamanlı veya yarı zamanlı bizimle alakalı bir durum değil.

Diana: Kurumunuzda kaynaştırma eğitimi gören öğrencilerinizi okullarında takip ediyor musunuz?

Kamile Çubuk: Okullarda takip ediliyorlar. Devamlı gidiyoruz. Ben, psikoloğumuz ve derslerine giren öğretmenlerimiz taraflarından da takip ediliyorlar. Çünkü bireysel farklılıklar var eğitim programını götürüyoruz o eğitim programının dışında, mesela ergen olan çocuklar var onların davranışları ile ilgili yönlendirmeler yapıyoruz. Okullarında hem sınıf öğretmenleriyle hem de rehber öğretmenleriyle gerekli bilgiler paylaşılıyor.

Diana: Kurumunuzdan mezun  olan öğrencilerinizin takibini gerçekleştiriyor musunuz?

Kamile Çubuk: Kesinlikle yapılıyor. Bu konuda Tolga Eğitim, gerçekten bir eğitimci olarak söylüyorum bence bir liderdir. Üniversiteye giren çocuklarımız çok. Engelli KPSS sınavı ile işe yerleştirdiğimiz çocuklarımız çok. Hatta bu yıl KPSS tekrar var. Bizde kayıtlı olmayan eski öğrencilerimizi bile aradık hepsinin kayıtları yapıldı. Ve her gün saat 4’te burada öğretmenler odasında sınava hazırlıyoruz. Bu yılda tekrar aynı çalışmalar içerisindeyiz. 10’a yakın öğrencimiz var KPSS sınavına girecek olan. Hazırlıklarımızı da yapıyoruz bunu da sosyal medyadan duyurduk.

Diana: Aileler ders gören çocuğunu izleyebilir mi ?

Kamile Çubuk: Bizim gözetleme pencerelerimiz vardır bütün odalarımızda. Çocuklarımızın dikkati dağılmasın diye içeriye girmeme şartı ile pencereden gözlemleyebilirler. Aslında her odamızda kameralar var ama kameralardan izlemek yasaklandı. Sadece belli konularda bir endişesi varsa velinin müdüriyette kameradan kendisine izlettirebiliyoruz. Ama diğer türlü tüm velilerin oturduğu yerde herkesin izlemesine açık değil. Her kes kendi çocuğunu gözetme penceresinden izleyebilir. Fakat fizik tedavide, fizyoterapi de içeriye alıyoruz velileri kendisinin de görmesi, evde tekrarlarken yanlış bir şey yapmaması adına. Çünkü bazen evde anne babalar çalıştırmaya kalktığında, kol bacak hareketleri yaptığında ters bir hareket yaptırabiliyor. Buda çocuğun iyileşme sürecini uzatıyor.

Diana: Eğitim devamlılığı için ailelerle ne gibi görüşmeler sağlanıyor?

Kamile Çubuk: Ailelerin psikolog görüşmeleri var ayrıca Tolga Eğitim’e mahsus yıllardır kurulduğumuz zamandan beri bireysel eğitim toplantıları yapıyoruz. Yılda en az 2 kere veya veli öngörüyorsa bu daha fazlada olabiliyor. O çocuğun dersine giren öğretmenler, o çocukta hangi programlar, hangi metotlar uygulanmış, o metot nereye kadar gelmiş, olumlu sonuç vermiş mi vermemiş mi bütün bu konular konuşuluyor, yapılmış bütün çalışmalar velilere bizzat gösteriliyor.

Diana: Aile kurumdaki eğitimden memnun kalmazsa kurum değişikliği yapabilir mi?

Kamile Çubuk: Evet, bu herkes için geçerli. 1 yılda en fazla 3 defa kurum değişikliği yapılabilir. 2 defa değiştirebilir fakat  3. Kurumu değiştiremez. Bizden de belki yol durumunda, belki farklı anlamda gitmek isteyen nadirde olsa çıkıyor. Onları da güzellikler ile uğurluyoruz. Hatta gittiği yerlerden arayıp ‘Hocam şunları yapıyoruz ne dersiniz sizler’ deyip fikir soran velilerimizde var. Hepsi bizim Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, hepsi bizim evladımız, iyi olsun mutlu olsunlar nerde olması gerekiyorsa orda olsunlar.

Diana: Kurumlara yapılan denetimleri yeterli buluyor musunuz?

Kamile Çubuk: Benim yeterli bulup bulmamamın çokta bir önemi var mı bilmiyorum. Çünkü genelde gelen müfettiş arkadaşlar alan dışından gelen arkadaşlar oluyor. Onlarda gelen giden kayıtlara bakıyorlar. Aslında Teftiş herkesin yüreğindedir. Eğer yürekten, sizin dersini yaptığınız kişiyi sizin emanetiniz olarak görürseniz zaten müfettişler gelse de gelmese de siz onu yapacaksınızdır. Bu tamamen yürek işidir.

Diana:  Aileler sizden ne gibi taleplerde bulunuyorlar?

Kamile Çubuk: Ailelerin tabi ki de bu konuda sıkıntıları var. Kolay değil onları da anlıyorum. Beklentileri çok yüksek çocukları adına. Birçok kişinin kabullenme süreci çok uzun sürüyor. ‘Benim çocuğumun hiçbir sorunu yok, gittiği okuldaki öğretmen ders yapmadı’ gibi cümleler çok oluyor veya eşler bir birini suçluyorlar. Örnek verirsek okula giden bir öğrencimiz okulda kesirleri geçmiş ama bu çocuğumuz daha doğal sayılardaysa neden kesirler verilmedi diyorlar.  Alt yapıyı düzeltip de öğle kesirlere çıkmamız lazım dendiğinde aileler bunu anlamak istemiyorlar. Bizim tek sıkıntımız bu. Anlatıyoruz, anlatmaya da devam edeceğiz.

 

Diana: Engelli ailelerine söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Kamile Çubuk: Ben ailelere sabır, sabır, sabır, diyorum. Allah yardımları olsun diyorum. Tabi engelli diyince kategori çok fazla  ağır bir otistikle, kaynaştırmaya giden öğrenci bir değil. Allah eğer böyle bir şey yaşattıysa mutlaka başka kapılarda açacaktır.  Daha güzellikler belki yaşanacaktır. Bu bir sınav her şeyin en iyisini doğrusunu yapmak için çaba sarf edeceğiz en son ana kadar. Allah hepsine şifalar versin. Keşke herkes hayata 4 elle sarılsaydı. Ama varsa da bir acizlik değil. Benim bir slogan haline getirdiğim bir söz var “ Engel bizim çaresizliğimiz değil mücadelemiz olmalıdır.” Ve bizde bu mücadeleyi kurum halinde yapıyoruz.

Bu habere de bakabilirisiniz

Sinop’ta engellilere yönelik proje destek başvuruları başladı

Sinop Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından (İŞKUR) 2021/2. dönem engellilere yönelik proje destek …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir