Ana Sayfa / Yazarlarımız / Mine Sueri / Bizi Biz Yapan Cesaretimizdir…

Bizi Biz Yapan Cesaretimizdir…

Merhaba sevgili okurlarım,

Bu ay sizlere cesaretten, güçten ve kendi hayatına sahip çıkmanın ne elzem ne mühim ne değerli bir şey olduğundan bahsetmek istedim.

Hepimizin hayatında zorluklar, koşturmacalar, engeller, mutsuzluklar var. Her şeye rağmen savaşan insanlarla dolu her sokak, doğduğumuz günden beri hayata tutunma gayreti veriyoruz aslında ve hatta bunu büyürken de yaşayarak öğreniyoruz. Hiçbirimiz kavgası ve düş kırıklıkları olmayan evlerde büyümedik en nihayetinde. Bazen sadece yorgun değil aynı zamanda kırgın, bezgin ve umutsuz da hissediyoruz kendimizi. Kimi günler öyle zorlu geçiyor ki ertesi gün olmasın ve yeniden koca bir kaosun içinde buluvermeyelim istiyoruz kendimizi.

Cümlelerime, işte o anlarda bizleri hayata bağlayan etrafımızdaki güzel insanlara tutunmalı ve çabalamaya devam etmeliyiz diye devam etmek isterdim ancak hayat bu olmamalı sevgili dostlarım. İnsan kendini öyle bir geliştirmeli, eğitmeli, ayaklarının üstüne öyle sağlam basmalı ki yaşamak gibi hiçbir şey yapmadan da sürüp giden bu eylem için başklarının varlığına muhtaç olmamalı. Kızlarımız, öğrencilerimiz, engellilerimiz ama en başta kendimiz hayatı öyle bir avuçlarımızın içine almalıyız, öyle bir sıkı tutunmalıyız ki kendi iplerimizi, güce ve cesarete ihtiyaç duyan herkes bize bakıp günün birinde ben de böyle olacağım diyebilmeli.

Tecrübelerimize, sevgimize, içimizdeki başarılı ve mutlu olma tutkusuna, gücümüze inanmalı ve adımlarımızı öyle atmalıyız. İnsanın bu adımları atabilmesindeki en büyük engel çevresindeki öteki insanlardır çoğunlukla oysa hiç kimse bir başkasının yürüdüğü yolda ne kadar ilerlemiş olduğunu göremez, aklımızdan asla çıkarmamamız gereken en önemli anektod budur belki de.

Şu hayatta ev sahibi miyiz misafir mi ona karar vermeliyiz önce. Ya hayatın tümünü kenardan izler, bize ne verilirse onu kabul ederiz veya oyuna girip kendi istediğimizi elde etmek için çaba veririz. Buna cesareti olmayanların başına gelenlerden şikayet etmeye hakkı da yoktur. Cürret et, davran, her şeyin üzerinden akıp gitmesine izin verme. Biz misafir olmamalıyız! Bu eve kimin girip kimin giremeyeceğine, nelerin yaşanmasını istemediğimize, tüm kurallara biz karar vermeliyiz. Kazanma ihtimalin olması için önce cesurca kendi varlığını ortaya koyacaksın. Ama kaybetmekten korkanlara bu hayatta ne bir heyecan ne de kazanılacak bir zafer vardır. Düşmekten korkmayın, kimse düşmeden koşmayı öğrenemez.

Ben bugün bir kadın olarak cesur, güçlü ve hayatımı sımsıkı tutmuş, istediğim yöne sokmuş ve başarıyla ilerleten biri olmaktan gurur duyuyorum ve de benim gibi bir birey olacaklarından emin olduğum çocuklar yetiştiriyorum. Bu yazıyı yazmaktaki en büyük motivasyon ve umudum, okuyan her kadının ve kız çocuğunun kendine hedef koyabilmesi  bir gün “İşte ben de böyle olacağım” diyebilmesi. Tabii ki imkan ve şartlarda önemli fakat istersen gayret gösterirsen olmayacak hiçbir şey yoktur yeter ki iste…

Son olarak unutmayın ki yumuşak sertten güçlüdür, su kayadan güçlü, sevgi zorbalıktan güçlüdür. Sevgiyle kalın.

Önümüzdeki ay görüşmek dileğiyle…

Bu habere de bakabilirisiniz

Sen de bir ah çekip
nerede o eski bayramlar
diyor musun?

Sevgili okurlarım; Her bayram olduğu gibi bu bayramda da anılar, hatıralar, gelenek ve göreneklerimiz aklımıza …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir