Hayata Dair

Merhaba,
Her yeni güne uyandığımızda hikâyelerimizi baştan yazmak için seçimler yaparız. Hepimiz kendi hikâyemizin yazarıyız. Farkında olarak ya da farkında olmadan ne düşlüyorsak ne hayal ediyorsak onu deneyimleriz. Neyi düşlersek ona göre yaşarız. Yürüyüşün farklı olur, bakkala manava başka türlü davranırsın. Gerekirse öfkelenebilirsin, haksızlığa karşı çıkabilirsin, ama bu öfke bir işe yaramalıdır.
Hayat denen ne zaman son bulacağını bilmediğimiz bu sonsuzluğun karşısında düşe kalka hayat mücadelesi veririz. Çoğumuzun değimiyle kısacık hayatımızı nasıl yaşayacağımız bizim seçimlerimize ve sonrasında arkasından gelecek olan ve ne kadarını gerçekleştirebileceğimiz sorumluluklarımıza bağlıdır. Değişken duygular ve ani kararlar alma ya da aldığımız kararlardan dönme eğilimlerimiz. Hayatımızda olumlu kazanımlara odaklanıp buhranlı dönemleri atlatmaya çalışmalarımız olur hayat içerisinde. Hayata pozitif bakmalı ve o yönde devam ettirmeliyiz. Pozitif enerji kümesi bir tepenin ardından yükselen güneş gibi yansıyacak ve ısıtacaktır hayatımızı.
Her savaşın en az iki cephesi vardır. Günün sonunda savaş alanından birileri mağlup, birileri galip ayrılır ve bütün zaferler diğerlerinin kaybı pahasına kazanılır. Ama sizin hikâyenizde kazanmak için önce kaybetmeniz gerekir. Çünkü siz her seferinde kaybederek hayata karşı haklılığınızı ispat etmeye çalışırsınız. Hayat beni sevmedi dersiniz. Oysa haklı olmak yerine mutlu olmayı seçebilirsiniz. Bunu hepimiz her an yapabiliriz. Sevgiyi seçebiliriz, huzuru seçebiliriz, paylaşmayı seçebiliriz. Bizi seven bizi olduğumuz gibi kabul eden insanlarla bir arada olmayı, onları sevmeyi, oldukları gibi kabul etmeyi seçebiliriz. Bizi güçlü kılan şeyin günün sonunda yaptığımız seçimler olduğunu biliriz. Hangi fırtınayla boğuşurlarsa boğuşulsun birbirlerinin elini bırakmamak da bir seçimdir aslında.
Hayatı tüm katlanılmaz zorluklarına rağmen yaşanılır kılan da budur aslında. Bizi, biz olduğumuz için seven ve bizim hayatımıza oldukları gibi kabul ettiğimiz insanlar yataktan mutlu çıkma sebebimizdir her sabah. Karamsar düşünce balonlarımızı dün kapının önüne çıkardığımız çöplere koyup, herkesin içini ısıtacak bir gülümsemeyle atarız adımlarımızı yeni güne. Yaşamı, sahip olduğumuz güzel insanların mutluluğuna ve içinde bulunduğumuz anın keyfini çıkarmaya indirgediğimizde gerçekten huzurlu ve pozitif insanlar olabiliriz.

İnsan doğası ve psikolojisi belki de sanıldığı kadar karmaşık değil aslında, mutlu eden ve olan biri olarak yaşamak bu kadar kolayken. Sarf edilen onca çaba arasında kaybolmadan, hayatın üstümüze savaş yelekleri gibi giydirdiği incinme korkusu olmadan yaşamak, sandığımız kadar karmaşık değil.

Karamsarlık dolu çöplerinizi ve savaş yeleklerinizi çıkardığınız güzel ve huzurlu bir ay sizinle olsun.

Bu habere de bakabilirisiniz

Sen de bir ah çekip
nerede o eski bayramlar
diyor musun?

Sevgili okurlarım; Her bayram olduğu gibi bu bayramda da anılar, hatıralar, gelenek ve göreneklerimiz aklımıza …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir