Ana Sayfa / Yazarlarımız / İpek Özdemir / Sorumluluklarımız,
Zorunluluklarımızdır…

Sorumluluklarımız,
Zorunluluklarımızdır…

Merhaba,

Yeni yıldaki ilk yazımda sizlere sorumluluklarımız ve sorumluluk alma duygusu ile ilgili fikirlerimi paylaşacağım…

Yeni olan eskinin içinden filizlenir. Yani her zaman olduğu gibi ilk eğitim öğrenim ailede başlayacaktır. Çocuk sorumluluk almayı ilk ailede ebeveynlerinden, onların tutumlarından görerek, sonrasında içinde yaşadığı kültürden, çevreden,  sorumluluk üstlenmeyi ve üstlendiği sorumluluğun hesabını vermeyi öğrenecektir.

Genellikle sadece bireyin üzerine düşen görevleri yerine getirmesi olarak algılansa da sorumluluğun anlamı bu kadarla kalmaz. Çocukluğumuzdan bu yana hayatımızda sürekli yerine getirmemiz gereken sorumluluklarımız olmuştur. Yaşa ve yeteneklere göre değişen bu sorumluluklar çocukken oyuncaklarımızı toplamakla başlar ve okulda ödevlerimizi yapmaya, evlenip yuva kurunca da sorumluluklar kadın, erkek olarak değişim gösterse de bu durum yaşamımız son bulana kadar böyle devam edip gidecektir.

Saint-Exupery “İnsan olmak her şeyden önce sorumlu olmaktırder. 

Sorumluluk, bir insanın davranışlarının sonuçlarını üstlenmesidir aslında. Kadercilik değil, olgunluktur. Birçok kişinin tercih ettiği bu durum yani kaderci olmak, sorumluluğu başkasının üzerine atıp sıyrılmaktan başka bir şey değildir. Sorumluluk almaktan korkan kişiler bir şekilde birilerine bağımlı olmak zorunda kalacaktır. Hayatlarına dair karar veremez dolayısıyla da başkasının kararlarına uymak durumunda kalacaklardır. Şartlarını değiştirmek gibi bir çabaları da olamayacağı gibi teslim olmaktan başka şansları da yoktur.

Hayatımızın her evresinde karşılaştığımız korkularımız olmuştur. Sorumluluk almanın ikili ilişkilere de etkisi ve önemi büyüktür. Hatta günümüzde çok sık rastladığımız bir durum diyebiliriz. Bazı insanlar sorumluluk almaktan korktukları için derin ilişkiler kurmaktan o kadar çok korkarlar ki bu korkularından dolayı da yalnızlığı tercih ederler. Dolayısıyla düzensiz plansız bir hayatın parçası olur giderler.

Son olarak şunu belirtmek istiyorum hepimizin dünyaya gelişinde bir misyonu olduğuna inanıyorum. Öncelikle insanı insan yapan değerlerimize sıkı sıkı sarılıp “Ben” duygusundan sıyrılıp “Biz” olmayı öğrenirsek. Bir şeyler için çaba harcamayı, vicdani ve ahlaki değerlerimizi kaybetmeden, sorumluluklarımızı unutmadan yaşarsak daha sakin, düzenli, başarılı, üstün toplumlar düzeyine ulaşacağımıza inanıyorum. Bu da diğer yazılarımda da belirttiğim gibi aileden başlayan bir olgudur.

Saygılarımla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir