Ana Sayfa / Yazarlarımız / Hülya Özdemir / Bir Kadın Düşünün…

Bir Kadın Düşünün…

Merhaba,
Yakın zamanda cok sevdiğim bir arkadaşımın başından geçen ve üzüntü ile dinledigim bir olaydan bahsetmek istedim size…

Bir kadın düşünün; eşinden boşanmış, 2 kız çocuğu ile birlikte yaşam mücadelesi veriyor. Bu kadın çok sık hastalanan ve doktora giden biri değil aslında, hastalanması ve doktora gitmesi içinde ne vakti ne parası ne de sosyal güvencesi var. Boşandıktan seneler sonrası doktora gittiğinde bir rahatsızlığı olduğunu öğreniyor. Böylelikle bu hayat mücadelesine bir de hastalığı ekleniyor.

Bu kadının boşandığı dönemde hiçbir geliri yok. Kendisine yeni bir düzen kurmak için “ki bu yalnız başına iken de zor olmasına rağmen” 2 kız çocuğu ile birlikte bunu yapmaya çalışıyor. Öncesinde bir dönem kısa da olsa iş hayatı olmuş, çalışmış. Fakat boşanma dönemindeki ruh hali dolayısıyla ara vermek durumunda kalmış.

Bu ara verdiği dönemde de, Türkiye’de GSS adı verilen yeni bir döneme geçiş yapılmış. Çok detayları bilmiyor ki zaten detaylarını öğrenecek, araştıracak ruh halinde de değil bu kadın. Bu sebepten dolayıdır ki işsiz kaldığı dönemlere ait Gelir Testi yaptırmadığı için seneler sonra kötü bir zamanda çıkmış karşısına bu borç, sürekli kontrol amaçlı gittiği hastane kapısında.

Kadın şöyle düşünmüş; ben zaten çalışmıyorum, müşkül durumdayım, devletlimin bana sahip çıkması gerekirken benden, yani hiçbir geliri olmayan benden neden para kessin, neden para istesin, ödeme gücümün olmadığını bile bile neden borçlandırsın beni? Devletine ve devletinin yalnız başına, iki çocuğuyla zar zor geçinen vatandaşına sahip çıkacağına güvenmiş.

Gün gelmiş; kadın hastalığından dolayı daha önce hastaneye kontrollerine gittiğinde muayene olurken, şu an sosyal güvencesi olmasına ve SGK’ya borcu olmamasına rağmen, en son gittiği randevusundan muayene olamadan hastane kapısından geri dönmüş. Kaldı ki ücretsiz sağlık hizmeti diye her yerde bangır bangır bağırılan dönemde.

Bu kadın bunu yaşarken, bir günün bile mühim olduğu hastalığı için muayene olmak için gidip, olamadan geri dönmüşken bir de Alo 182’den cep telefonuna mesaj gelmiş: “Sn. Vatandaşımız, gidemeyeceğiniz muayene randevularınızı diğer vatandaşlarımızın faydalanabilmesi için lütfen iptal ediniz.”. Sanki balyozla kafasına vururmuş, küfür edilmiş gibi… Sanki kendi keyfi gitmek istememiş gibi gönderilen bu mesaj onu daha da derinden yaralamış.

Peki, sizlere soruyorum, günümüzde çok yaygın ve sonucu ölümle biten bir sürü hastalık varken ve bu hastalıklarda ilerleme olasılığı büyük olduğu için bir günün bile önemi varken bu kadın ne yapsın şimdi, ölsün mü?

Sağlıklı günler geçirmeniz dileğiyle…

Bu habere de bakabilirisiniz

Rotamı Oraya Çeviriyorum

Bazı filmlerin açılış sahnesinde bir klişe olarak kişinin sabah rutini gösterilir. Sabah alarmla birlikte yataktan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir