Ana Sayfa / Yazarlarımız / Mine Sueri / Kızgın Taşa Bir Damla Su

Kızgın Taşa Bir Damla Su

Merhaba sevgili okurlarım,

Sizler de yazılarımda fark etmişsinizdir, mümkün olduğunca olumsuz kötü ya da umutsuz olmamaya çalışıyor ve bu tür yazılar yazmamaya özen gösteriyorum. Günümüzde her şey güllük gülistanlık değil elbette ama her nereye baksak kötü, hiç istemediğimiz haberler, olaylar duyuyor, görüyor ya da dinliyoruz, belki de yaşıyoruz. Yazılarımda kızgın taşa bir damla su misali, az da olsa bu durumlardan uzaklaşmanız için güzel şeylerden bahsetmek istiyorum.

Umudunu yitirmiş, hayat sevinci kalmamış insanlarla dolu çevremiz. Kiminle konuşsak bir değil bin ah işitiyoruz. İstiyorum ki küçücük bir yazı bile belki de içimize umut tohumlarını serpebilir, hatta yeşertebilir. Gözümü nereye çevirsem kavga, tartışma, ölüm, kargaşa. Artık güzel şeyler duymak, görmek, yaşamak istiyoruz. Bu bir dizide, bilgisayar oyununda, televizyonda, iş dünyasında ya da günlük yaşamda, nerede olursa olsun ama güzel şeyler olsun istiyorum. Sırf bu sebeplerden televizyon izlemiyorum, iyi ki kitaplar var.

Televizyonda, özgün olmayan birbirine benzeyen kötü yapımları, aile birliğini temelden sarsacak davranışlara özendiren dizileri, çok ilginçtir ki gişe rekorları kırdığı söylenen “o da ayrı bir muamma” içeriğinde gaz çıkarmak, kusmak, kaşınmak olan, insanları aşağılayan hitaplarla konuşulan, bel altı sözlerle dolu ve zekadan yoksun, 6 yaşındaki çocuk seviyesindeki esprilere dayalı komedi filmlerini izleyemiyorum, aslında artık izlemek de istemiyorum. Nerede o eski filmler Rahmetli Adile Naşit, Münir Özkul ve daha birçok ünlü oyuncunun başrollerini paylaştıkları Bizim Aile, Neşeli Günler, Gülen Gözler, Hababam sınıfı… Listeyi daha da uzatabilirim isterseniz. Bize mutlu olduğumuz dönemleri hatırlatıyor adeta. İsmini saydıklarımı ve dahalarını sizler de belki defalarca izlemişsiniz ve benim aldığım keyfi almışsınızdır.

Belki bir milyon kere de olsa yine izlerim. Bu düşünceme de katıldığınızı duyar gibiyim. Bu filmlerin genel özellikleri vermiş olduğu mesaj, aile birlik ve beraberliği, dayanışma ve yardımlaşma, asla umudunu yitirmeme, hep birlikte zorlukların üstesinden gelme… İzlerdik duygularımız depreşirdi, umut dolardı içimiz. Günümüzde de belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz ve yok olmaya yüz tutmuş duygular, kaybedilen değerler. Şimdi hayal dünyasında mı yaşıyorsunuz diyebilirsiniz bana, haklısınız da aslında şimdi dizilerde silahlar patlıyor, bilgisayar oyunlarında keza öyle, izlediklerini hayatında uygulayan ya da uygulamaya çalışan insanlar, çevremizde görünmeyen psikolojik silahlarla yaşıyoruz zaten, bu durumda da çok sağlıklı olmamız beklenemez.

Hayat bir aynanın yansımasıdır aslında. İyi ve güzel şeyler izlersek, yaparsak, yaşarsak ya da olursa etrafımızda, bu yaşantımıza da yansır. Yaşadığımız bu hayatı güzelleştirmek bizim ellerimizde.

Bu habere de bakabilirisiniz

Sen de bir ah çekip
nerede o eski bayramlar
diyor musun?

Sevgili okurlarım; Her bayram olduğu gibi bu bayramda da anılar, hatıralar, gelenek ve göreneklerimiz aklımıza …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir