Ana Sayfa / Yazarlarımız / Hülya Özdemir / Küçük Bir Mum !

Küçük Bir Mum !

“Yaşam benim için küçük bir mum değil. O elimde tuttuğum muhteşem bir meşale gibi ve onu gelecek nesillere geçirmeden önce olabildiğince çok ışık saçmasını istiyorum.”

George Bernard Shaw ‘un çok sevdiğim hayatımda uygulamaya çalıştığım güzel bir sözü…

Yaşam aslında kimileri için bir mum, kimileri için bir meşale.

Öyle değil mi?

Şu anda üzerinde yaşadığımız, Dünya denen bu gezegen bilebildiğimiz kadarıyla evrende benzeri çok az olan, belki de olmayan nadide bir yaşam alanı. Bugüne kadar bunun aksi henüz keşfedilememiş.

Yaşam, yaşamak ama öylesine değil, adam akıllı yaşamak. Kimseye, hiçbir canlıya zarar vermeden kimseyi zarara uğratmadan, en iyi, en güzel, en doğru ve en verimli şekilde yaşamak. Yapmak istediğimiz tam da bu aslında…

Elbet ömür bir gün bitecek, bizden geriye tek kalacak olan yaptıklarımız. Toplum olarak içimize hatta özümüze yerleşmiş olan şu önyargılardan öte, herkesi kategorize etmekten öte gidemediğimiz, boş ve gereksiz şeylerle boşa harcadığımız ömrümüz.

Belirli bir yaşa gelmiş yetişkin bireyler olarak hala ölmeyecekmiş gibi, şu şunu yaptı, bu bunu yaptı diyerek hayatımızdaki sorunların kaynaklarını başkalarında aramamız safsataları. Dünya hep aynı dünyaydı, insanlık da bir adım öte gitmiş değil.
Hala neyi sorguluyorum diye kendime kızarken toplum olarak neden kendimizi sorgulayamıyoruz..
Neden kendimizi hep haklı görüyoruz?

Öğrendik tabii ki her zaman haklı olmanın verdiği hazzı. Yerleşti beyinlerimize tabii ki bizden farklı olanların iyi olmadıkları. Herkes kendi içinde iyiydi aslında. Herkes de haklıydı.
Sadece bir kısım insanlardan ve ortamlardan bağımsız tutmak gerekti kendimizi.
Sanmıyorum ki koca dünyada hala başka dilden başka ırktan ve başka örf adette yetişen insanlardan “iyi” diye bahsedeceğiz.
Yine biz kötülüklerimize bir kılıf bulup iyi olacağız her nasılsa. Yine öne geçecek insani ihtiyaçlarımız. Geriye yaptıklarımız kalacak ama biz yine bunu düşünmeyeceğiz.
Ve hala olmak istediğimiz gibi yaşayamadığımız için koskoca bir ömür heba olacak bastırdığımız duygularımızla sırf toplumdaki bir güruha aidiyet gereksinimimizden. Ve yine duyarlı olacağız doğa için, hayvanlar için. Ve hiç bir zaman fakir ülkelerdeki insan kayıpları çekmeyecek ilgimizi. İnsanlığı yok edip hayvanlaştırdığımız insanlığımızla bir ömür geçireceğiz hiç ölmeyecek gibi belki de kendi çapımızda haklıyız, hiç olmamışız gibi,  geçirdiğimiz bir ömrün bitişi de bu şekilde olmalıydı.
Perdeler de bu şekilde kapanmalıydı belki.

Saygılarımla…

Bu habere de bakabilirisiniz

Başarılar Diliyorum

Bu aralar öğrencilerde sürekli bir gerginliğe tanık oluyorum. Değişen sistem daha stresli bir öğrenci hayatına …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir