Ana Sayfa / Yazarlarımız / Mine Sueri / Bir fotoğrafın parçası
olma arzusu…

Bir fotoğrafın parçası
olma arzusu…

Birçok düşünüre göre “tolerans” erdemlerin en güzelidir.

Tolerans, ikili ilişkileri geçtim, bazen günlük ilişkilerimizi kolaylaştırmak adına bile çok faydalı fakat tolerans ve kendinden ödün vermek arasındaki ince çizgiyi geçmediğimiz müddetçe.

Bu çizgi ki bizim bilmeden sahip olduğumuz, etrafımızdaki birçok kişi için düşünmeden harcadığımız bu toleransı, artık kendimiz için de göstermenin zamanı bekli de geldi ve geçiyor.

Kimi zaman verdiğimiz toleranslar birikir ve karşımızdaki insanlar bunları artık görevimiz, zaten yapıyor olmamız gereken eylemlermiş gibi görür. Hatta çoğunlukla işler bu şekilde işler. Örneğin bugün kibarlık olsun diye, aceleniz olsa dahi birine kapıyı tuttuysanız, ertesi gün o kapıyı tutmadığınızda surat asabiliyor insanlar.

Toleransı, kibarlığı, alçakgönüllü olmayı eksiklik ve üstünlük sağlayabileceği bir karakter olarak görenler çoğunlukta. Belki de bu sebeple eski İstanbul fotoğraflarına bakıp o centilmenliği, hanımefendiliği ve hatta o “modernliği” düşlüyor, imreniyor hatta bir parçası olmak istiyoruz.

Bir fotoğrafın parçası olma arzusu…

Bu hissi duyabilmek için; sahip olduğumuz değerin, olmasını istediğimiz değerden kat be kat altında olması gerekmez mi sizce de? Bu denli imkânsız arzunun altında çok büyük eksiklikler olması gerekmez mi?

Elbette gerekir. Ancak ne der büyüklerimiz, iğneyi başkasına çuvaldızı kendimize batırmalıyız. İnsanları eleştirmek, empati yapmamak, yanlış eylemlerini hor görmek, yapıcı olmadan yalnızca olumsuz düşüncelerimizi dile getirmek, “iğnelemek” o kadar kolay ki…

Neden durup da kendimize hiç sormuyoruz, acaba ben de bu yanlışlar bütününün -bilmeden de olsa- bir parçası olabilir miyim diye?

Ne yazık ki hepimiz bu kabalığın bir parçasıyız çünkü bu toplumu bizler yaratıyoruz. Toplumun her bir bireyinin özelliklerinin ortalamasıdır kültürel değerler. Yani kültürümüzü iyi yöne çekebilmek aslında bizlerin elinde.

Bugün ben bu  toplumun bir bireyi olarak kendimi değiştirmeye karar veriyorum. Bugün ben veriyorum, belki bugün yalnızım ve çabalarım hiçbir sonuca ulaşmayacak ama pes etmeyeceğim ve bu toplumun, empati yeteneğini geliştirmiş ve gereken toleransı gereken yerde gösterebilen sağduyulu, kibar bireyi olacağım. Bugün ben varsam, yarın sen de olacaksın. Bu dünyada en hızlı yayılan şeydir iyilik, yarın sen ve ben pes etmezsek ertesi gün onlar da eklenecek bize. Ve bizler bu hayatı daha da yaşanabilir kılacağız.

Birine kızmadan, birini kırmadan, sonuçlarını düşünerek hareket ettiğiniz güzel bir ay geçirmeniz dileğiyle…

Bu habere de bakabilirisiniz

Esrarengiz Bir Ada

“Hayatının sürekli tekrar ettiğini düşün. Şu an yaptığın şey seni mutlu etmiyorsa bir dahaki sefere …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir