ÇOCUK VE BİZ

Neden çocukları her zaman yaftalıyoruz. Benim çocuğum Türkçe dersini yapamaz ya da İngilizceden anlamıyor veya matematikten anlamıyor. Bisiklet süremez futbol oynamayı sevmez. Bugün sevmeyen yarın sevmeyecek istemeyecek diye bir şey yoktur. Düşüncede bile dün düşündüğün bir şey bile bugün sana basit gelebiliyorken.

Neden çocuklarımıza bu kılıfları giydiriyoruz. Neden belli bir kalıba oturtturmaya çalışıyoruz. Düşünce, istek ruhlarında bile, neden çocukları bu tarz engellerle karşı karşıya bırakıyoruz. Çocuğun zihnine yerleştirdiğiniz düşünce “Ben yapamam” olgusu oluyor. Ben yapamam diyen bir kişi ise her zaman mağlup değil midir?

Çocukları kendi dünyalarında özgür bırakın ki su gibi olsunlar.  Nereye akacaklarını, nerede duracaklarını hangi nehirde kavuşacaklarını kendileri belirleyebilsinler.  Küçücük bir su damlası yaratıp, koca bir okyanusa dönüşsünler kendi içlerinde.   

Biraz büyüyüp ergenlik dönemine girdiklerinde değişiklikler yaşayacak, kendini tanıyacak, kendini keşfedecektir. Ergenlik döneminde olup, asi olan çocuk veya isteklerini bağırarak yaptıran çocuk acaba düşündünüz mü hiç? O küçükken en sevdiği oyuncağını izin istemeden ‘pat’ diye elinden çektiniz mi?

O küçüğün ise yapacağı tek şey vardır. Ağlamak yada bağırmak. Ee şimdi büyüdü. Ergende oldu. Ağlamayacağına göre isteklerini bağırarak dile getirecektir, oldurabilmek için. Ergen olduğu için bu davranışı sergilemiyor. Sen o küçükken böyle davranışlarda bulunduğun için çocuk da bu şekilde ifade ediyor kendini.  Bir insan dünyaya geldiği an bir bireydir ve özeldir. Kendi düşüncesi, istekleri, hayalleri ve kendi dünyası vardır. Neden bunları karalıyoruz. O yokmuş gibi davranıyoruz.

Neden bir çocuğa kendini sorgulamayı, tanımayı öğretmiyoruz. Sen kimsin? Neyi çok sever? Neyi sevmezsin? Korkuların, isteklerin nelerdir? Neden bu sorgulamaları yapmayı öğretmiyoruz. Neden özgüvenli, kendini tanıyan, bilen, keşfeden çocuklar yetiştirmiyoruz da hep önlerine engeller koyuyoruz. Fikrini sormuyoruz. Ne düşünüyor, ne istiyor, ne bekliyor…

Sormazsak sorgulayamaz, öğretmezsek öğrenemez ki. Derslerine çalışmıyor. Neden çalışmıyor peki? Bir anne bir baba olarak sen ne kadar yardımcı olabiliyorsun derslerinde. Ne kadar yol gösterebiliyorsun? Yaptığımız tek şey yargılamak olmuyor mu o halde..  Eline kalem alıp, resim çizecek olan bir çocuğa ne resim çizeceğine dair kararı sen verirsen ilerde kendi kararlarını almasını nasıl bekleyebilirsin?

Ödevini yapma, evdeki en ufak görevlerini yerine getirme becerisini çocuğuna kazandırmadıysan, öğretmediysen, büyüdüğünde eşinin çocuklarının sorumluluğunu almasını nasıl sağlayabilirsin? Küçükken annesine veya arkadaşına şaka yollu şiddet uygulayan bir çocuğa dur demediysen, ilerde eşine çocuklarına şiddet uygulayabileceğini unutmamalısın.

Demek ki her şey biz de başlıyor. Bir bireyin düşüncesini, davranışını, izlediği yolu bizler oluşturuyoruz. Bizim düşüncelerimiz, konuşmalarımız ve davranışlarımızdır onları yönlendiren… NR..

Bu habere de bakabilirisiniz

TUTARSIZLIK

Covid-19 kurallarına uyulmadığı ve karantina koşulları uygulanmadığına dair her gün sosyal medyada açıklamalar yapılıyor. Kurallara …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir